SALON ÇİÇEKLERİNİZE İYİ BAKIN


Evimizin neşesi, rengi, enerjisi, canlı dekorları salon çiçeklerimizin, onlara olan hayranlığımızdan çok daha fazlasına ihtiyacı var. Evet, onları evimizin başköşesine koyuyor, her gelen misafire gösteriyor, güzellikleriyle övünüyoruz ama o güzelliklerin yıllar boyu aynı performansta kalabilmeleri için de bizim de bir şeyler yapmamız gerek. Bakalım, onların canlılığı, neşesi ve cazibelerini korumak için neler yapabiliriz?

Öncelikle salon çiçeklerinin bakımı için bir takım aletlere ihtiyacımız var.

  • Saksı ve altlığı
  • Sulama kovası
  • Sprey (nemlendirmek için)
  • Gübre
  • Yosunlu destek çubuğu
  • Bahçe Makası
  • Parlatıcı sprey
  • Zararlı haşarat ve hastalıklar için ilaç

Salon çiçeklerinizin suya olan ihtiyacını parmağınızı 2 cm kadar toprağa batırarak anlayabilirsiniz. Kuruysa sulamak gerekir. Kış mevsiminde çiçeklerin dinlenmesi için daha seyrek sulama yapılması gerekir.

Bitkilerin yapraklarını ayda bir kez nemli bir süngerle temizleyebilirsiniz. Büyük yapraklı bitkilerde parlatıcı sprey kullanarak güzellikleri ortaya çıkartılabilir ancak, afrika menekşesi, aşk merdiveni gibi çiçekli, tüylü yapraklı bitkilerde kesinlikle kullanılmamalı.

Çiçeklerimizin saksı değişimi en iyi bahar aylarında olur. Bitki kökleri saksıdan dışarıya çıkmış ve toprak çabuk kuruyorsa saksı değişimi zamanı gelmiştir. Bunun için gerekli olan, değiştirilmesi gereken saksıdan bir büyük boy saksı ve biraz topraktır.

Yeni saksının içine bir kaç taş, biraz kum ve üzerine gübreli toprak koyduktan sonra eski saksıdaki çiçeğin toprağını dağıtmadan yeni saksıya yerleştiriyoruz ve yan boşlukları toprakla dolduruyoruz.

Saksıya çiçeği ve toprağı iyice yerleştirdikten sonra, uygun yerleşim yerine koyarak hemen sulamayı yapmak gerekiyor. Saksı değişimini yaparken, bahçeden aldığınız toprağı değil, iç mekan bitkileri için hazırlanmış karışım toprakları tercih etmek gerekiyor.

image (9)

Salon Çiçeklerinin Satın Alınması ve Yerleştirilmesi

Evimizi ya da işyerimizi canlandırmaya ve bambaşka bir hava katmaya karar verdik, öncelikle bilmemiz gereken, çiçeğimizi yerleştireceğimiz mekânın, ona uygun olup olmadığı. Onların da tıpkı insanlar gibi hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları yerler var, istemediğiniz bir yerde yaşamak zorunda bırakılsanız enerjinizin ve yaşama hevesinizin ne kadar düşeceğini bir düşünün, çiçekler de böyle. Şayet aldığımız çiçek hakkında, öncesinde biraz bilgi sahibiysek sorun yok, zaten ne tür ortamlardan hoşlanıp hoşlanmadığı konusunda az çok fikrimiz var demektir. Ama çiçekçide görüp de vurulduğumuz ve hakkında hiçbir şey bilmediğimiz o güzeller güzeli çiçeklere gelince, onlar hakkında en doğru bilgileri alabilmek ve ev ya da ofisiniz için uygunluğunu denetleyebilmek için çiçekçinizle irtibata geçmek şart.

Satın aldınız, evinize getirdiniz, daha kapıdan içeri girer girmez evinizin havasını değiştirdi bile. Şimdi onu yerine yerleştirme zamanı. Yalnız bu konu da son derece hassas, özellikle dikkat edilmesi gereken 3 önemli nokta var:

Işık: Pek çok bitki direkt güneş ışığına maruz kalmak istemez. Yaz aylarında kuzey yönündeki pencere önleri daha uygun ışık verir. Çiçeğiniz özellikle ışıktan olumsuz etkilenen bir çiçekse onu güneşe direk maruz kalan pencere önlerinden uzak tutmak gerek.

Nem: İnce yapraklı bitkiler, genellikle neme ihtiyaç duyarlar ve banyodan hoşlanırlar. Kalın ve dolgun yapraklılar da daha kuru mekanları tercih ederler.

Isı: Bitkiler, gelişme dönemlerinde sabit ısı isterler. Soğuk havalarda bitkileri soğuktan etkilenen kapı ve pencere kenarlarında bırakmamak gerekir.

 

image (10)

Tüm koşulları sağladınız, çiçeğinizi yerleştirdiniz… Fakat onda bazı ufak sıkıntılar ya da rahatsızlıklar saptadınız. Şimdi bu rahatsızlıkların neler olabileceği ve böyle durumlarda neler yapılabileceğine dair bilgilerimizi paylaşalım.

Yapraklarda Sararma: En sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Özellikle kışın saksı toprağının gereğinden fazla nemli tutulması, bitkinin fazla sulanması ve aşırı güneş altında ışığa maruz kalması buna neden olabilir.

Yaprak Dökülmeleri: Çiçekli haldeyken bitkiye çok su verilmesi, saksı toprağının çok nemli tutulması, aşırı derecede kurutulması veya ani sıcaklık değişikliği yaprak dökülme nedenlerindendir.

Tomurcuk Dökülmesi: Saksı toprağının çok nemli tutulması, fazla kuru olması, çiçeğin yerinin sık değiştirilmesi ve yoğun karanlık tomurcukların dökülmesine neden olur.

Kök ve Gövde Çürümeleri: Toprağın fazlaca nemli tutulmasından kaynaklanır.

Yapraklardaki Kahverengi Yanıklar: Püskürtme yapıldıktan sonra, güneşin bitkinin üzerine direkt gelmesinden kaynaklanır.

Genel olarak ışık – nem – ısı üçlüsüne dikkat edilir ve ilgisiz bırakılmazsa, evinizin baş tacı ve en sadık dostunuz çiçeğiniz uzun yıllar boyunca sizinle birlikte yaşayacaktır.

Çiçeklerin bizi duyduğunu unutmayın, ona yönelerek fısıldayacağınız tatlı sevgi sözcükleri, muhakkak karşılığını bulacaktır. Sevgi, tüm canlıların en büyük gereksinimidir.


Yorumlar: 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş

Şifreyi Sıfırla

Back to
Giriş