İSTANBUL’UN ÇİÇEĞİ: LALE


lale çiçeği

İstanbul’un simgesi oldu lale. Bir de Hollanda’nın. Arada soğuk ve gizli bir savaş var aslında. İmaj ve simge yarışı, ‘Lale bizimdi, geri verin’ tartışması… Hasetliğin sebebine inersek şu anlatım durumu daha iyi açıklıyor: 16′ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hollanda Kralı’na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalıları ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalıları hayranlık içinde bırakmışlardır. Böylece günümüze kadar dünyanın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuştur. E kolay değil tabii; zamanında bir soğanı için ev satılan bir bitki bu. Osmanlı dönemindeki ‘Lale Devri’ bolluk, bereket, keyif ve sefa devridir. Adını, o dönemde İstanbul’da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır. Bu cümle her zaman çok önemlidir çünkü ‘İstanbul’da yetiştirilen ve zamanla dünyaya yayılan’ kısmının altı çizilidir. Osmanlı motiflerinde sıkça görülen lale, bir nevi süstür bizim için. Lalenin anlamı çoktur bizim kültürümüzde. Bir çiçekten çok derin anlamlar içeren bir kültür unsuru adeta… Lale özellikle doğu kültür ve mitolojilerinde de özel bir yere sahip. Mitolojilerde lalenin ortaya çıkışına dair farklı hikâyeler var. Bir yaprağın üzerindeki çiğ tanesine düşen yıldırımın izi olarak tarif ediliyor masal dünyasında. İstanbul’da lale festivali Geçen yıllarda İstanbul’da gittikçe yükselen lale trendi var. Uluslararası sempozyumlar düzenlendi, lalelin geçmişi ve bugünü tartışıldı, ‘En güzel Lale Yarışması’ yapıldı ve lale festivalleri düzenlendi. Rakamlar durumu daha iyi özetliyor: “5. Uluslararası Lale Festivali kapsamında Silivri’den Tuzla’ya 9 milyon 300 bin adet lale dikildi. 27′si ağırlıklı olmak üzere 82 lale türü kullanıldı, laleler 1 milyon 488 bin TL’ye mal oldu. 2004′ten bugüne toplam 45 milyon 475 bin adet lale dikildi ve bu lalelerin temini için o günden bu yana kadar 4.4 milyon TL harcandı.” Lalenin İstanbul’da kendi şölenini yaptığı, en güzel görüldüğü yer olarak Emirgan korusu tavsiye ediliyor. Bir de Sultanahmet… Bizden size bir uyarı, lale bitkisi yılda 1 defa, Mart veya Nisan ayında çiçek açar. Takviminizi ayarlayın, bahar aylarında bu şöleni kaçırmayın! Vazoya koymadan önce… Kaprislidir lale biraz. Mağrur bir duruşu vardır. Her zaman kolayca göstermez yüzünü. Bir kere kurudu mu, bir sonraki seneyi bekleyeceksiniz. Soğuğu sever ama donmak da istemez. Saksıyı evin içinde bırakırsanız soğanlar çürür, camın önüne koyarsanız donar. O yüzden lalelerinize dikkat edin. Bahçe içni daha uygundur ama illa evde bakacağım diyorsanız size iyi şanslar diliyoruz ve şunlara dikkat edin o zaman diyoruz: Lale aldığınızda vazoya koymadan önce kağıda sarıp, vazonun dibine çok az – bir parmak kadar, diplerini islatsin yeter – su koyup, 1-2 saat beklettikten sonra kağıttan çıkarıp vazoya koymanız öneriliyor. Vazoya normal miktarda su koymanız yeterli. Bu şekilde laleler çok daha uzun ömürlü olurlarmış. Yoksa çiçekler bir iki saat içinde kabak gibi açılır ve taçyaprakları dökülürmüş. Olur da laleniz kurursa yapacak birşey yok. Çiçek açması için 1 sene daha bekleyeceksiniz. Kuruyunca açık havada bulundurun, bol güneş almasını sağlayın ki soğanları iyi gelişsin. Çiçekler solunca bol güneşe daha fazla ihtiyaçları oluyor. Onun için lalenizi güneşten mahrum etmeyin. Yeşil yapraklarıyla fotosentez yaparak gerekli gıdayı elde eder. Vereceğiniz bitki besininin lalelere uygun olmasına dikkat edin ve gereğinden az verin. Yapraklar hafifçe sararmaya yüz tutunca besin vermeyi bırakın, sulamayı da azaltın.

Lale


Yorumlar: 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş

Şifreyi Sıfırla

Back to
Giriş